Türkiye’de Düşük Karbonlu Ekonomiye Geçiş
Rapor Bülteni’nin 152. sayısında yer alan ve Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA) tarafından hazırlanan Türkiye için Adil Geçiş Finansmanı Mekanizması Önerisi başlıklı çalışmayı inceliyoruz.
KAVRAMSAL ÇERÇEVE
- Adil Geçiş: Karbon yoğun sektörlerden düşük karbonlu ve sürdürülebilir ekonomiye geçiş sürecinde, bu dönüşümden olumsuz etkilenebilecek çalışanların, toplulukların ve bölgelerin haklarını korumayı amaçlayan sosyal ve ekonomik adaleti merkeze alan bütüncül politika yaklaşımı.
- U-AGF (Ulusal Adil Geçiş Fonu): Karbon yoğun bölgelerin dönüşümünü sosyal adalet ilkeleriyle desteklemek amacıyla oluşturulması önerilen merkezi ulusal fon mekanizması.
- Çok Katmanlı Yönetişim: Karar alma ve uygulama süreçlerinde bölgesel platformların ve sivil toplum paydaşlarının katkı sunduğu demokratik yönetim modeli.
- Karbon Fiyatlandırması: Sera gazı emisyonlarının çevresel ve sosyal maliyetlerini kirleticilere ödetmeyi amaçlayan; elde edilen kamu gelirlerinin ise yeşil dönüşüm ve adil geçiş süreçlerini finanse etmek için kullanıldığı ekonomik araç ve sistem.
- JTF (AB Adil Geçiş Fonu): Avrupa Birliği bünyesinde karbon nötr ekonomiye geçişten en çok etkilenen bölgelere destek sağlayan temel finansman aracı.
- JETP (Adil Enerji Dönüşümü Ortaklıkları): Gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelerin enerji dönüşümünü hızlandırmak ve kömürden çıkışını desteklemek için sağladığı uluslararası finansman ve iş birliği modeli.
BULGULAR
Karbon yoğun sektörler dönüşüm sürecinin merkezinde yer alıyor.
- Rapora göre, Türkiye’de sera gazı emisyonunun %70’inden fazlasını enerji, sanayi ve ulaşım sektörleri oluşturuyor.
- Kritik önem arz eden iki başlığa dikkat çekiliyor: Enerji üretimindeki fosil yakıt bağımlılığı, sanayi sektöründeki karbon yoğunluğunun ekonomik ve ekolojik dönüşüm süreçleri.
- Düşük karbonlu üretime geçişin enerji arz güvenliği, istihdamın yeniden yapılandırılması ve bölgesel kalkınma ile yakından ilişkili. Bu sebeple dönüşümün elektrik ve karbon yoğun sanayi sektörlerini eşzamanlı kapsaması gerekiyor.
Adil geçiş ne anlama geliyor?
- Raporda, merkezi bütçe katkılarına dayanan, karbon fiyatlandırması kaynaklı gelirler, uluslararası eş-finansman mekanizmaları, sermaye piyasası ve yerel özel eş-finansman kaynaklarıyla desteklenen bir Ulusal Adil Geçiş Fonu mimarisi öneriliyor.
- Rapora göre, adil geçiş süreci yalnızca bir emisyon azaltım veya enerji politikası aracı olarak değil; bölgesel kalkınma ile sanayi dönüşümünü birlikte ele alan çok boyutlu bir alan.
- Adil geçiş fonlarının etkinliği sadece tahsis edilen kaynağın büyüklüğüyle değil, bu kaynakların önceliklere göre yönlendirilmesiyle de ilişkili.
- Adil geçişin başarılı olabilmesi için istihdam politikaları, sanayi dönüşümü, bölgesel kalkınma ve sosyal politika boyutlarını aynı anda barındıran bütüncül bir çerçeveye ihtiyaç duyuluyor.
Ulusal Adil Geçiş Fonu’nun kurulması acil bir ihtiyaç.
- Rapora göre uluslararası iklim fonları son derece önemli fakat yeterli değil. Sürecin sürdürülebilirliği için çekirdek finansmanın ulusal bütçeye dayanması gerekiyor.
- Merkezi bütçe, karbon fiyatlandırmasından elde edilecek gelirler ve uluslararası fonların tek bir çatı altında birleştirilerek şeffaf bir Ulusal Adil Geçiş Fonu‘nun kurulması gerekiyor.
Finansman teknik projelere ve sosyal dönüşüme yönlendiriliyor.
- Rapora göre, oluşturulacak fonların yalnızca teknik karbon azaltımı projelerine tahsis edilmesi yeterli değil.
- Kaynakların; iş gücünün yeni yetkinlikler kazanması için eğitime, karbon yoğun sektörlerde işini kaybedenler için gelir telafisine ve bölgesel kalkınma projelerine sistematik biçimde yönlendirilmesi gerekiyor.
- Rapora göre, oluşturulacak U-AGF bütçesinin en az %35’i istihdam, iş gücü dönüşümü ve sosyal korumayı içeren sosyal politika alanına ayrılmalı.
- Ekonomik çeşitlenme ve KOBİ desteklerini kapsayan bölgesel kalkınma alanına en az %35 pay ayrılması gerekiyor.
- Emisyon azaltımı, Ar-Ge ve altyapı iyileştirmelerini kapsayan teknik/dönüşüm odaklı projelere en fazla %30 oranında kaynak tahsis edilmesi öneriliyor.
Öncelikli karbon yoğun bölgeler haritalandırılıyor.
- Raporda; Zonguldak-Bartın-Karabük, Ankara (Çayırhan-Beypazarı), Manisa (Soma), Muğla (Yatağan-Milas), Çanakkale (Çan), Kütahya (Tunçbilek-Seyitömer), Kahramanmaraş (Afşin-Elbistan) ve İskenderun Körfezi gibi 12 bölge adil geçişin bölgesel planlamadaki öncelikli alanları.
- Bölgelerdeki iş kaybı riskine karşı, beceri dönüşümü, mesleki eğitim ve yeni iş alanları yaratılmasının aciliyeti vurgulanıyor.
Sürecin başarısı için çok katmanlı yönetişim yapısı şart.
- Rapora göre, karar alma süreçlerine tüm toplumsal kesimlerin katılımını sağlamak için Türkiye Adil Geçiş Komisyonu adında çatı bir mekanizma kurulması gerekiyor.
- Komisyonun altında; U-AGF Üst Kurulu, Toplumsal Paydaşlar Kurulu, U-AGF Fon Operatörü, Bölgesel Adil Geçiş Platformları ve süreci denetleyecek Bağımsız İzleme ve Değerlendirme Birimi‘nin yer alması gerekiyor.
AB ülkelerinin ve Endonezya’nın deneyimleri yol gösterici.
- Kurulması önerilen geniş çaplı finansman ve politika mimarisinin şeffaf bir biçimde yönetilmesi gerekiyor.
- Raporda, Toplumsal Paydaşlar Kurulu ve Bağımsız İzleme & Değerlendirme Birimi‘nin sürece dahil edilmesiyle, sistemin tamamının demokratik katılım ve hesap verebilirlik ilkeleri çerçevesinde işletilmesi öneriliyor.
- Rapora göre, Polonya ve Almanya gibi kömür komisyonu modelini uygulayan AB ülkeleri (JTF) ile Endonezya’daki (JETP) başarılı yönetişim ve sosyal etki izleme deneyimleri Türkiye için yol gösterici.
