İsrail: Kimlikler, Kurumlar, Politikalar
Rapor Bülteni’nin 156. sayısında yer alan ve Türkiye Araştırmaları Vakfı (TAV) tarafından yayımlanan İsrail: Kimlikler, Kurumlar, Politikalar başlıklı raporu inceliyoruz.
Önce kavramlar…
- Hasbara: İsrail’in küresel algı yönetimi ve iletişim stratejisi. İbranice açıklama, tanıtım anlamına geliyor. Dışişleri bakanlığı, elçilikler, diasporalar ve dijital gönüllü ağlar vasıtasıyla koordine ediliyor.
- Statüko Doktrini: Dini kurumların kişisel hukuk alanındaki tek yetkisini ve ultra-Ortodoks Yahudilerin muafiyetlerini güvence altına alan düzenleme. Temelleri 1947’de David Ben-Gurion ile Agudat Yisrael arasında yapılan mutabakata dayanıyor.
- Harediler: Küresel Yahudi nüfusu içinde küçük bir azınlığı oluşturan, insan eliyle kurulan İsrail Devleti’ne teolojik gerekçelerle karşı çıkarak hayatlarını tamamen katı Yahudi şeriatı ve kutsal metin eğitimine adamış ultra-Ortodoks Yahudiler.
- Bagrut Sınavı: İsrail’de lise eğitimi sonunda girilen, hem yükseköğretime geçişte hem de işe alımlarda temel koşul olarak kabul edilen olgunluk sertifikası sınavı.
- Demir Kubbe: Füze, roket ve topçu mühimmatını 4 ila 70 kilometre arasındaki mesafede havada tespit ederek imha etmeyi amaçlayan ABD destekli hava savunma sistemi.
- Abraham Anlaşmaları: Sivil toplum ve ekonomik vaatler üzerinden İsrail ile Körfez ülkeleri arasında normalleşmeyi ve stratejik yakınlaşmayı öngören çok taraflı iş birliği süreci.
- Dual-listing: İsrail’de özellikle teknoloji firmalarının küresel likiditeye ve ABD sermaye piyasalarına erişimini kolaylaştıran finansal uygulama. İki farklı menkul kıymet borsasında hisse listeleyen, iki ayrı tüzel kişiliğe sahip bir şirket tarafından gerçekleştiriliyor.
- Global Firepower (GFP): Ülkelerin askeri gücünü, silah envanterini, finansal bütçesini ve coğrafi faktörlerini analiz ederek dünya genelindeki orduların karşılaştırmalı güç sıralamasını sunan uluslararası askeri veri tabanı ve analiz platformu.
- GKRY (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi): İsrail için kriz anlarında sığınma, lojistik, askeri tahliye ve konuşlanma imkanı sunan stratejik bir sığınak ve ileri karakol.
BULGULAR
- Raporda Aralık 2024’te Baas rejiminin devrilmesiyle Suriye genelinde ve bölgesel dengelerde yaşanan büyük jeopolitik kırılmaya dikkat çekiliyor.
- Rapora göre İsrail, kendi sınırlarında zayıf, parçalanmış ve başarısız devlet konumundaki bir Suriye arzuluyor. Baas sonrası ortaya çıkan güçlü ve bağımsız Suriye ihtimalinden büyük tedirginlik duyuyor.
- Rapora göre, Yeni Suriye yönetiminin Türkiye ile yakın dost olması ve müttefik ilişkiler geliştirmesi, İsrail’in en büyük güvenlik kabuslarından birini oluşturuyor.
- Suriye sınırını kontrol altında tutmak isteyen İsrail, güneyde Dürziler ve kuzeydoğuda PKK/PYD terör örgütü kartlarını aktif biçimde sahaya sürüyor.
- Raporda, Süveyda’da Dürziler üzerinden özerk bir yapı kurgulanmaya çalışılırken; bu karmaşayı bahane eden İsrail’in, Şam’daki Genelkurmay Başkanlığı’nı bombalayarak niyetini açıkça gösterdiği belirtiliyor.
Yahudi toplumu kendi içinde teolojik, etnik ve kültürel açıdan belirgin biçimde ayrışıyor.
- İsrail teolojik yapısı; Aşkenaz, Sefarad, Mizrahi, Teymani ve Beta Yisrael gibi etnik toplulukların yanı sıra dindarlık düzeyine göre Hilonim, Masortim, Datim ve Haredim arasında derin bir ayrışma gösteriyor.
- Devletin kuruluş sürecinden itibaren idari, ekonomik ve akademik mekanizmaları elinde tutan Aşkenaz hegemonyası, Sefarad ve Mizrahiler tarafından sistemli olarak sorgulanıyor.
- Ovadia Yosef liderliğinde kurulan Şas Partisi, dışlanan ve yoksul bırakılan Sefarad/Mizrahi kitlelerin Aşkenaz hegemonyasına karşı dini-siyasal bir kimlik direniş ekseni haline geliyor.
- Etiyopyalı siyah Yahudilerden oluşan Beta Yisrael topluluğu, ten renkleri nedeniyle sistemde sosyoekonomik dışlanma, ırksal önyargı ve kurumsal ayrımcılıkla karşı karşıya kalıyor.
- Temelleri Statüko Doktrini‘ne dayanan Haredi erkeklerin askere gitmemesi ve kamu bütçesinden aldıkları yüksek paylar, seküler Hilonim kesimiyle olan kutuplaşmayı ve toplumsal eşitsizlik tartışmalarını körüklüyor.
İsrail’de anayasa eksikliği ve kırılgan koalisyon yapıları siyasi sistemi kilitliyor.
- Rapora göre, İsrail’de Seçim barajının %3,25 gibi oldukça düşük bir seviyede tutulması, meclise çok sayıda partinin girmesine ve istikrarsız koalisyon hükümetlerinin kurumsallaşmasına yol açıyor.
- Hükümetlerin pamuk ipliğine bağlı olması, koalisyon ortağı olan aşırı sağcı ve marjinal partilere kendi seçmen güçlerinin çok ötesinde bir şantaj ve yönlendirme gücü kazandırıyor.
- Rapora göre, 2023’te yapılan ve yargının yürütme üzerindeki denetim gücünü kısıtlamayı hedefleyen yargı reformu, ülke tarihinin en büyük protestolarını tetikliyor.
- Yüksek Mahkeme, 1 Ocak 2024’te anayasal düzene aykırı bulduğu yargı reformunu iptal ederek yasama, yürütme ve yargı arasındaki gerilimi keskin bir boyuta taşıyor.
İsrail eğitim sistemi kimlik temelli ayrışmayı kurumsallaştırıyor.
- Rapora göre İsrail’deki eğitim sistemi; devlet okulları, devlet-dini okulları, ultra-Ortodoks (Haredi) okulları ve Arap okullarından oluşuyor.
- Kamu kaynaklarının ve öğretmen kadrolarının dağılımında devlet-dini eğitim kurumları öncelikli kılınırken Arap okulları bütçe ve altyapı yetersizliğiyle ikinci plana itiliyor.
- Eğitim Bakanlığı’nın ideolojik denetimi altındaki Arap müfredatında Filistin tarihi, yerli kimliği ve kültürel mirası sistematik olarak sansürleniyor.
- Ders kitaplarının %76’sında Filistin coğrafyası ve sınırları tamamen yok sayılıyor.
- Tarih ve coğrafya kitaplarında Araplar ilkel, şiddet eğilimli, saldırgan ve Yahudilere düşman olarak resmedilerek önyargılar çocuk yaşta zihinlere kazınıyor.
İsrail’de askeri caydırıcılık Amerikan hibelerine ve nükleer kapasiteye sırtını yaslıyor.
- Global Firepower’a göre İsrail dünyanın en güçlü 15. ordusuna sahip. İsrail, yılda 25 milyar dolar askeri bütçe harcıyor ve en çok silah ihraç eden 8. ülke konumunda.
- Resmi olarak açıklanmasa da İsrail’in envanterinde bulunduğu tahmin edilen 400 civarındaki nükleer silah bölge ülkelerine karşı en büyük caydırıcı tehdit unsuru.
- Raporda ABD’nin, kurulduğu günden bu yana İsrail’e 310 milyar dolar hibe desteğinde bulunarak İsrail’i askeri ve diplomatik olarak koşulsuz bir biçimde desteklediği belirtiliyor.
- MOSSAD, yaklaşık 7 bin personeli ve 3 milyar dolarlık devasa bütçesiyle siber saldırılar, sızmalar ve suikastlar yoluyla savaş dışı dönemlerde güvenlik politikasını tek başına dizayn ediyor.
- Rapora göre İsrail, hava gücünde Amerikan üretimi beşinci nesil F-35, F-15 ve F-16 jetleriyle bölge ülkelerine karşı mutlak bir hava üstünlüğü kurmayı hedefliyor.
İsrail’in küresel finansal entegrasyonu ve lobicilik unsurları dış politikaya dokunulmazlık kalkanı sağlıyor.
- İç pazarın küçüklüğü nedeniyle dışa açılmak zorunda kalan İsrailli teknoloji şirketlerinin %85’i gelirlerini ihracattan sağlarken %67’si ABD sermaye piyasası borsasında dual-listing yöntemiyle işlem görüyor.
- Rapora göre, GSYH’sinin %5,6’sını AR-GE yatırımlarına ayıran İsrail, kişi başına düşen risk sermayesi yatırımlarında dünyada ikinci sırada.
- BlackRock, Google, Intel ve JPMorgan gibi küresel finans ve teknoloji devlerinin İsrail’deki AR-GE ve milyarlarca dolarlık üretim yatırımları, bu şirketlerin İsrail ile yapısal bir bağımlılık ilişkisine girmesine sebep oluyor.
- AIPAC gibi güçlü lobi grupları ve küresel finans ağları, İsrail’in işlediği soykırım suçlarına ve hukuk dışı yayılmacı politikalarına karşı uluslararası yaptırım kalkanı işlevi görüyor.
7 Ekim sonrası jeopolitik denklemde İsrail karşıtlığının yerini ABD muhataplığı alıyor.
- Rapora göre, 7 Ekim Aksa Tufanı Harekâtı ve sonrasındaki gelişmeler, İsrail ordusunun mutlak askeri üstünlük ve yenilmezlik efsanesini boşa düşürüyor.
- Müslüman devletlerin dış politikasında İsrail karşıtlığının getireceği riskler tolere edilebilir hale gelirken asıl caydırıcı risk ABD’nin yaptırım tehditleri ve muhataplığı.
- Sadece İsrail’in güvenliğini merkeze alan ve ekonomik/güvenlik vaatlerine dayanan gayri-İslami Abraham Anlaşmaları normalleşme sürecinde zemin kaybediyor.
- Rapora göre, bölgesel anarşinin arttığı yeni dünya düzeninde İslam söyleminin sivil toplumu mobilize etme ve devletler arası konsolidasyon gücü görece yükseliş gösteriyor.
Batı medyası manipülasyon ve mağduriyet hiyerarşisi ile soykırımı meşrulaştırıyor.
- Batılı basın organları 7 Ekim’i İsrail’in 11 Eylül’ü olarak sunuyor ve Gazze’deki soykırım eylemlerini meşru müdafaa kılıfıyla çerçeveliyor.
- Filistinli sivillerin ölümleri istatistiklere indirgenirken İsrailli kayıplar kişiselleştirilerek mağduriyet hiyerarşisi üretiliyor.
- Medya manipülasyonu; doğrulanmamış iddiaların hızla yayılması, İsrail kaynaklarının güvenilir, Filistin kaynaklarının ise propaganda olarak etiketlenmesiyle yürütülüyor.
- İletişim, elçilikler ve sosyal medya ağları üzerinden koordine edilen hasbara stratejisi, uluslararası kamuoyunun duygusal ve bilişsel algısını sistematik olarak yönlendiriyor.
Doğu Akdeniz’de enerji diplomasisi ve GKRY üzerinden yeni bir tahkim hattı kuruluyor.
- Tamar, Leviathan ve Karish deniz yataklarındaki doğalgaz keşifleri, İsrail’in bölgesel enerji diplomasisinde yumuşak güç elde etmesini sağlıyor.
- Yunanistan ve GKRY ile kurulan stratejik ortaklıklar, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin artan nüfuzunu dengeleme ve sınırlandırma amacına hizmet ediyor.
- EastMed gibi projelerle İsrail, kendisini Avrupa Birliği’nin güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir parçası haline getirmeye çalışıyor.
