Suriye’nin Yeniden İnşasında Siyasi, Hukuki ve Finansal Dinamikler
Rapor Bülteni’nin 163. sayısında yer alan ve The Syria Report ve Omran Stratejik Araştırmalar Merkezi iş birliğiyle yürütülen Suriye Politika Diyalogları bünyesinde yayımlanan Suriye’nin Yeniden İnşası: Siyasi Gerçekler ve Fırsatlar başlıklı araştırmayı inceliyoruz.
KAVRAMSAL ÇERÇEVE
- Erken Toparlanma: İnsani yardım ile uzun vadeli yeniden inşa arasındaki geçiş evresinde temel kamu hizmetlerinin ihyasını, kurumsal yönetişimi ve ekonomik iyileşmeyi hedefleyen insan odaklı süreç.
- Siyasi Şartlılık: Uluslararası mali yardımların veya finansmanın; kapsayıcı geçiş süreci, şeffaflık ve hukukun üstünlüğü gibi siyasi ve kurumsal şartlara bağlanması.
- Konut, Arazi ve Mülkiyet Hakları: Çatışma sonrası dönemde yerinden edilmiş nüfusun mülkiyet haklarının korunmasını ve gayrimenkul anlaşmazlıklarının çözümünü kapsayan hukuki alan.
- Emilme Kapasitesi: Bir ülkenin veya kurumun büyük ölçekli uluslararası fon ve yatırımları verimli ve şeffaf bir şekilde yönetebilme yeteneği.
- Aşırı Uyum: Uluslararası finans kuruluşlarının ve yabancı bankaların, yasal yaptırımların ötesinde risk almaktan kaçınarak Suriye ile finansal işlemleri tamamen durdurması durumu.
- AB Teknik Destek Merkezi: AB’nin Suriye kurumlarına teknik uzmanlık sağlamak amacıyla 15 milyon avro bütçeyle hayata geçirdiği destek mekanizması.
- Sham Cash: Suriye’de kamu maaş ödemelerinde kullanılan; hükümetçe ödeme altyapısını dijitalleştirme adımı olarak görülen ancak finansal piyasalarda güvensiz ve yetersiz bulunan dijital ödeme platformu.
- Donör Odaklı STK’laşma: Sivil toplum kuruluşlarının yerel toplulukların organik taleplerinden ziyade uluslararası fon sağlayıcıların önceliklerine ve bürokratik kriterlerine göre şekillenerek tabandan kopması ve profesyonelleşmesi durumu.
BULGULAR
- 13 yıl süren iç çatışmalar, Suriye’nin savaş öncesi sermaye stoğunun yaklaşık üçte birini yok ediyor.
- Doğrudan fiziksel hasar tutarı 108 milyar doları bulurken yeniden inşa maliyeti 216 milyar dolar.
- Toplam inşa maliyeti, ülkenin 2024 yılındaki 21,4 milyar dolarlık GSYH’sinin 10 katına denk.
- Rapora göre üretim kaybı, beşeri sermaye erimesi ve kurumsal bozulmayla birlikte toplam ekonomik kayıp 800 milyar dolar seviyesinde.
- Öngörülen inşa bedelinin 82 milyar doları altyapı, 75 milyar doları konut, 59 milyar doları ise konut dışı yapılara gidiyor.
- En ağır yıkıma uğrayan kentler sırasıyla Halep, Şam ve Humus.
- GSYH 2010-2022 yılları arasında yarıdan fazla (%53) küçülürken 2024 sermaye harcamaları 2010 seviyesinin onda birine geriliyor.
- Savaş öncesine kıyasla Suriye Lirası’ndaki erime %99.
- Rapora göre, her on kişiden dokuzu yoksulluk sınırının altında.
- Okul çağındaki 2,45 milyon çocuk eğitimden uzak kalıyor.
- Raporda 7,5 milyonu çocuk olmak üzere 16,7 milyon insanın insani yardıma muhtaç durumda olduğu belirtiliyor.
- Hükümetin yaklaşık 10 milyar dolarlık yıllık bütçesi, toplam inşa maliyetinin %5’ini bile karşılamıyor.
Hukuki altyapıdaki parçalanmışlık ve koordinasyon eksikliği yatırımları kilitliyor.
- Rapora göre Suriye henüz erken toparlanma ile yeniden inşa evrelerinin kesiştiği noktada.
- Ulusal plan ve denetim organları henüz işlerlik kazanmış değil.
- Hükümetin Mart 2026’da ilan ettiği “Toparlanma Öncelikleri Bildirimi” henüz operasyonel bir plana ve kurumsal sorumluluk haritasına dönüşmüş değil.
- Yerel yönetimler kanunu, imar uygulaması kanunu ve bölge planlama kanunu hükümleri birbiriyle çelişiyor.
- Yerel Yönetimler Bakanlığı yerel yönetimler mevzuatını 2026 sonuna kadar yenilemeyi hedefliyor.
- Rapora göre yasal öngörülebilirlik olmaması, dalgalı gümrük ve vergi politikaları; özel sektörün orta vadeli plan yapmasını imkânsız kılıyor.
- Bakanlıklar ve valilikler arası koordinasyon yok.
- Başbakanlık makamının yokluğu idari boşluk yaratıyor.
Tıkanan bankacılık sektörü ve yapılandırılamayan mali sistem yeniden inşayı engelliyor.
- Bankacılık sektörü mevcut haliyle devasa inşa maliyetini finanse etmekten oldukça uzak.
- Kamu bankaları zararda çalışıyor ve gelirlerini uluslararası STK işlemlerinden sağlıyor; özel mevduat seviyeleri çok düşük.
- Maaş ödemelerinde kullanılan “Sham Cash” dijital platformu piyasada güvensiz bulunuyor.
- Rapora göre yaptırımlar esnetilse de yabancı bankalar kendi hükümetlerinden siyasi onay alamıyor.
- Aşırı uyum mekanizması uluslararası finansal entegrasyonu tıkıyor.
- Merkez Bankası başkanının değiştirilmesi mali güvenilirliğe darbe vuruyor.
- ABD Dışişleri Bakanlığı Temmuz 2026’da Terörü Destekleyen Devletler listesinden çıkarma sürecini başlatsa da yasal süreç boyunca eski yaptırım riskleri sürüyor.
Yerel yönetimler, özel sektör ve sivil toplumun rolü risk altında.
- Raporda devletin temel görevi uygulayıcı olmak değil; koordinasyon, standart belirleme ve adaleti sağlama olarak tanımlanıyor.
- Yaklaşık 1.470 idari birimden oluşan yerel yönetimlerin yetkilendirilmesi bekleniyor. Savaş döneminde diaspora fonlarıyla 1 milyar SYP’yi aşan projeleri yöneten yerel komiteler bu potansiyeli kanıtlıyor.
- Doğrudan yerel seçimler yapılamadığı için atanmış konseyler yerine geçici uzlaşı mekanizmaları öneriliyor.
- Özel sektör güven krizi yaşıyor; kriz sonrası tescillenen şirketlerin beşte dördü Şam ve Şam Kırsalı merkezli.
- Sivil toplumda donör odaklı STK’laşma toplumsal temsiliyeti zayıflatıyor.
- Hama’da diasporanın yeni şehir projesi için 100 milyon dolar toplaması toplumsal inşa modeli sunsa da şeffaflık ve elitlerin kaynağa el koyma riski uyarısı yapılıyor.
Konut krizi ve mülkiyet hakları en hassas siyasi alan.
- Rapora göre çatışmalarda 2 ila 3 milyon konut birimi yıkılmış veya ağır hasar almış durumda.
- Savaş öncesinde dahi konut stoğunun %40’ı gecekondu ve kayıt dışı alanlardan oluşuyor.
- Konut binalarındaki doğrudan fiziksel hasar 33 milyar dolar, konut yeniden inşa maliyeti ise 75 milyar dolar.
- Mülk alım satımlarındaki güvenlik soruşturması şartı piyasayı dondururken imar planlarındaki gecikmeler karaborsa arsa spekülasyonunu körüklüyor.
- Gençlerin konut talebi 36 bin birim seviyesindeyken hükümet tahmini 10 bin birimde kalıyor.
- Rapora göre, Marota City ve Basilia City gibi lüks projeler ticari cazip alanlara odaklanırken Yermük Kampı gibi yıkık mahalleler kaderine terk ediliyor.
- Deyrizor’da yıkılan mahalleler yerine yeni şehir kurulması teklifini halk protesto ederek reddediyor ve yerinde dönüşüm talep ediyor.
Bölgesel eşitsizlikler, tarım ve ekonomik adalet öne çıkıyor.
- Rapora göre, Batı Şam’da lüks inşaatlar hızla yükselirken Jobar, Kabun ve Daraya harabe halde.
- Nüfusun yarısını barındıran kırsal alanlar ve orta ölçekli kentler yatırım akışlarından pay alamıyor.
- Tarım sektörü, 2011-2016 arasında 16 milyar dolar kayba uğramasına rağmen istihdamın anahtarı durumunda.
- 2025 kuraklığı bitki örtüsünü beşte bir oranında azaltırken 2026 yağışları toparlanma sağlasa da sulama altyapısı acil yatırım bekliyor.
- Rapora göre, ülke topraklarının yaklaşık dörtte biri tarım alanı; orman varlığı ise %1-2 seviyesine gerilemiş durumda.
- Raporda geçiş dönemi adaleti, eski rejim dönemindeki ekonomik suçların hesabının sorulması, el koymaların çözülmesi ve ekonomik adaletin sağlanması olarak tanımlanıyor.
Uluslararası finansman, emilme kapasitesi ve siyasi şartlılık dengesi.
- Rapora göre, Suriye’nin uluslararası fonları emme kapasitesi çok sınırlı; mevcut kurumsal yapıyla yıllık 3 milyar doları dahi verimli yönetmesi zor görülüyor.
- Hükümet borçlanma yerine Doğrudan Yabancı Yatırım (FDI) ve Körfez sermayesini tercih ediyor.
- Avrupalı diplomatlar 216 milyar dolarlık maliyetin 5 yıllık sektörel plana bölünmesi gerektiğini savunuyor.
- Siyasi şartlılık yatırımların başarısının ön koşulu sayılıyor.
- Avrupa Birliği, 11 Mayıs 2026 Brüksel Forumu’nda 15 milyon avroluk Teknik Destek Merkezi ve 2026-2027 dönemi için 620 milyon avroluk paket açıklıyor; AB-Suriye İşbirliği Anlaşması yeniden yürürlüğe giriyor ve yaptırımlar Mayıs 2025’te kaldırılıyor.
