featured
  1. Haberler
  2. BALIKESİR
  3. Türkiye’de iş güvenliği ve iş kazaları

Türkiye’de iş güvenliği ve iş kazaları

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Haftanın göstergesi: İş Güvenliği ve İş Kazaları

Maden kazası, fabrika patlamaları veya inşaat iskelesi çökmesi gibi trajik haberlerle sıkça sarsılsak da bu olayların ardındaki veriler, münferit vakaların ötesine geçen bir tabloyu gözler önüne seriyor.

Türkiye’de son iki yıldır yıllık iş kazası veya meslek hastalığı kaynaklı ölüm sayısı 1.900’ün üzerinde. Bu rakam, neredeyse her gün beş çalışanın hayatını kaybettiği anlamına geliyor.

International Labour Organization (ILO) verilerine göre, Türkiye’de çalışan başına hem ölümlü hem de ölümle sonuçlanmayan iş kazası oranları dünya ortalamasının çok üzerinde.

Türkiye’de ölümle sonuçlanmayan iş kazası vakası, yüz bin çalışan başına 4.409. Türkiye, ölçümü yapılan ülkeler arasında bu göstergede dördüncü sırada yer alıyor. Önünde yalnızca Kosta Rika (9.421), Nikaragua (4.891) ve Kolombiya (4.783) bulunuyor. Ölümlü iş kazasında ise Türkiye, yüz bin çalışan başına 11,47 vakayla listenin üst sıralarında.

Peki yapısal etkenler neler?

İnşaat, madencilik ve tarım gibi sektörlerin istihdamdaki payı, kaza riskini yapısal olarak yukarı çekiyor.

Türkiye’de sanayi (%20,2), tarım (%14) ve inşaat (%6,8) sektörlerinin istihdamdaki toplam payı %41. Ölümlü iş kazalarının yaklaşık üçte biri inşaat sektöründe gerçekleşiyor.

Mevcut durumun yalnızca sektörel yapıyla açıklanamayacağı aşikar. Denetim mekanizmalarındaki boşluklarkayıt dışı istihdamın yarattığı güvencesizlik ve zayıf iş güvenliği kültürü diğer belirleyici faktörler arasında yer alıyor.

Mevzuat ile saha uygulaması arasındaki kopukluklar, iş kazalarını bireysel trajediler olmaktan çıkarıp yapısal bir soruna dönüştürüyor.

2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenlere risk değerlendirmesi, eğitim ve iş güvenliği uzmanı istihdamı gibi kapsamlı yükümlülükler getirdi.

Yasal çerçevenin güçlenmesi olumlu bir adım olmakla birlikte denetim kapasitesi ve uygulama etkinliği tartışılmaya devam ediyor. ILO verilerine göre Türkiye’de on bin istihdam başına 0,28 iş müfettişi düşüyor, ülkemiz bu oranla listenin alt sıralarında yer alıyor.

Her bir rakam, ardında bir insanın, bir ailenin hikayesini taşıyor. İş kazalarını azaltmak denetim altyapısını güçlendirmeyi, kayıt dışılıkla mücadeleyi, güvenliği maliyet kalemi olarak görmeyen bir iş veren kültürünü gerektiriyor. Verilerin işaret ettiği tablo, bu kültürel ve kurumsal dönüşümün gerekliliğini bir kez daha hatırlatıyor.

ILO veri setinde yaklaşık 100 ülkenin verisi yer alıyor. Bu da dünyanın önemli bir bölümünün tabloya hiç giremediği anlamına geliyor. Aynı zamanda az gelişmiş ülkelerde iş kazaları sistematik olarak kayıt altına alınmıyor. Bu ülkelerin oranlarının kağıt üzerinde düşük görünmesi daha güvenli bir çalışma ortamına değil, daha zayıf bir veri altyapısına işaret ediyor. Mevcut veri sınırlılıkları hesaba katılsa da katılmasa da, Türkiye’nin tablodaki konumu kaygı verici.

(Rapor Bülteni’nden)

Türkiye’de iş güvenliği ve iş kazaları
0

Giriş Yap

Kriter Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!