Türkiye’nin İklim Krizine Bakışı
Rapor Bülteni’nin 150. sayısında yer alan ve İklim Haber ve KONDA tarafından hazırlanan İklim Krizi Algı Araştırması başlıklı çalışmayı inceliyoruz.
KAVRAMSAL ÇERÇEVE
İklim Değişikliği: Fosil yakıtların yakılması gibi insan faaliyetleri sonucu hava koşullarında meydana gelen uzun vadeli değişim.
İklim Yasası: Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelesinin yasal çerçevesini çizen ve Temmuz 2025’te yürürlüğe giren 7552 sayılı kanun.
Düzensiz Hava Olayları: Sel, fırtına, aşırı sıcaklık ve kuraklık gibi mevsim normallerinin dışına çıkan meteorolojik olaylar.
BULGULAR
Düzensiz hava olaylarının arttığına dair toplumsal bir mutabakat mevcut.
- Rapora göre, katılımcıların %88’i son yıllarda sel, fırtına ve kuraklık gibi olayların arttığını düşünüyor.
- Raporda, 2025 yılında bir önceki yıla göre düzensiz hava olaylarının arttığına dair kanaatin güçlendiği ifade ediliyor. 2024 yılında kırsalda bu oran %81 iken 2025 yılında ise %92.
- Düzensiz hava olaylarının arttığı kanaati kırsal yerleşimlerde metropollere kıyasla 6 puan daha yüksek.
İklim değişikliğinin varlığı artık tartışılmıyor.
- Türkiye’de her 10 kişiden 9’u iklim değişikliğinin var olduğunu kabul ediyor (%91).
- Öğrencilerde ve 15-17 yaş grubunda iklim değişikliği kabul oranı %100.
- Kırsalda yaşayanlar (%95), metropolde yaşayanlara (%91) göre iklim krizinin varlığına daha fazla inanıyor.
Toplumun üçte ikisi iklim krizi konusunda endişeli.
- Türkiye genelinde her 100 kişiden 64’ü iklim değişikliği konusunda endişeli olduğunu belirtiyor.
- Endişe düzeyi kırsal yerleşimlerde (%70), kadınlarda (%65) ve üniversite mezunlarında (%73) daha yüksek.
- Sosyal medya kullananlar (%67), kullanmayanlara (%49) göre çok daha yüksek bir endişe düzeyine sahip.
İklim krizi en çok afetler ve gıda fiyatları ile ilişkili.
- Katılımcıların %76’sı iklim değişikliğini orman yangını, sel ve kuraklık gibi afetlerin artmasıyla bağdaştırıyor.
- Bunu bitki ve hayvan çeşitliliğinin azalması (%52) ve suya erişimin zorlaşması (%50) takip ediyor.
- Raporda, kadınların iklim değişikliğini gıda fiyatlarının artmasıyla ilişkilendirme oranının erkeklerden daha yüksek olduğu vurgulanıyor.
Yenilenebilir enerjiye destek sürerken fosil yakıtlara karşıtlık artıyor.
- Türkiye’nin %54’ünün Temmuz 2025’te kabul edilen İklim Yasası hakkında hiç bilgisi yok veya yetersiz.
- Yasayı meclisten geçtiği haliyle doğru bulanların oranı %7.
- Katılımcıların %22’si İklim Yasası’nın varlığını olumlu bulmakla birlikte içeriğinin iyileştirilmesi gerektiğini düşünüyor.
Orman yangınlarına hazırlık konusunda güvensizlik yaşanıyor.
- Toplumun %63’ü Türkiye’nin olası orman yangınlarına karşı hazırlıklı olmadığını düşünüyor.
- Orman yangını hazırlıklarına dair güvensizlik algısı 18-33 yaş grubundaki gençlerde %73’e kadar yükseliyor.
İklim değişikliğinin varlığına inanç hayat tarzına göre değişiyor.
- Rapora göre iklim değişikliğini kabul etme oranı modern yaşam tarzını benimseyen bireylerde %94 seviyesindeyken bu oran geleneksel muhafazakârlarda %91’e, dindar muhafazakârlarda ise %88’e düşüyor.
- Düzensiz hava olaylarının arttığını en fazla düşünen grup %90 ile dindar muhafazakârlar.
- Nükleer enerji santrallerine karşı çıkma oranı modernlerde ve geleneksel muhafazakârlarda %65 iken, dindar muhafazakârlarda %50.
- Rapora göre, İklim Yasası hakkında en az bilgiye sahip grubu %64 ile dindar muhafazakârlar oluştururken modernlerin ise %47’si konu hakkında bilgi sahibi değil.
- Orman yangınlarına hazırlık konusunda modernlerin %77’si ülkenin hazırlıksız olduğu kanaatini taşırken bu oran dindar muhafazakârlarda %47.
