Türkiye Alkol Kullanımında Ne Durumda?
Rapor Bülteni’nin 149. sayısında yer alan ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti tarafından yayımlanan Türkiye Alkol Araştırma Raporu başlıklı çalışmayı inceliyoruz.
Önce kavramlar…
Alkol Kullanım Bozukluğu (AKB): Kullanımın kontrolünün kaybedilmesi, bırakmada güçlük ve olumsuz sonuçlara rağmen alkol kullanımını sürdürme ile karakterize klinik tablo.
Kişi Başına Alkol Tüketimi (APC): 15 yaş ve üzeri nüfus için hesaplanan, yıllık kişi başı saf alkol miktarını (litre) ifade eden gösterge.
Bir Oturuşta Çok Miktarda Alkol Tüketimi: Son 30 gün içinde en az bir kez 60 gram (yaklaşık 6 standart içki) veya daha fazla saf alkol tüketilmesi.
Örtülü Reklam: Marka kimliğini veya ana marka adını açıkça belirtmeden pazarlama iletişiminde kullanma stratejisi.
Fetal Alkol Spektrum Bozukluğu (FASB): Gebelik döneminde alkol maruziyeti sonucu bebekte görülen fiziksel, bilişsel ve davranışsal bozukluklar.
BULGULAR
Türkiye’de genel kullanım yaygınlığı stabil.
- Rapora göre katılımcıların yaklaşık beşte biri yaşam boyu en az bir kez alkol kullandığını belirtiyor (%20,8).
- Son 12 ayda alkol kullanım oranı %11,4.
- Son 30 günde kullanım oranı %7,1.
- TÜİK 2025 verilerine göre son 15 yılda alkol tüketim sıklığında kayda değer bir değişim yaşanmıyor.
Alkol kullanımı erken yaşlarda ve arkadaş çevresinde öğreniliyor.
- İlk alkol kullanım yaşı ortalama 19,4 olarak saptanıyor.
- Katılımcıların yarısı 18 yaşında veya daha önce alkolü deneyimliyor.
- Rapora göre, alkole başlama nedenlerinde ilk sırada arkadaş etkisi geliyor.
- Katılımcıların yarıya yakınının arkadaş etkisiyle alkole başladığı belirtiliyor (%48,8). Bu sıralamayı eğlence (%45,4) ve merak (%43,6) takip ediyor.
- İlk kullanım yaşı erkeklerde kadınlara göre, hiç evlenmemiş bireylerde ise diğer gruplara göre daha düşük seyrediyor.
Tüketim alışkanlıklarında ev ortamı ve bira öne çıkıyor.
- Son 30 gün içinde alkol kullananların yarıdan fazlası en sık evinde tükettiğini belirtiyor (%58,3).
- En sık tüketilen içki türü bira (%53,5) olurken bunu rakı (%19,8), viski (%10,4), şarap (%5,5) ve votka (%3,9) takip ediyor.
- Alkol temininde tekel bayileri (%41,6) ve süpermarketler (%24,3) başlıca kaynaklar olarak görülüyor.
Sağlık algısı ve risk değerlendirmesi farklılaşıyor.
- Rapora göre aktif kullanıcıların yarıdan fazlası mevcut tüketimlerini sağlık açısından “ne zararlı ne de yararlı” buluyor (%56,2).
- Toplumun geneli, tek seferde 5 veya daha fazla kadeh tüketmeyi %76,4 oranında “çok riskli” olarak değerlendiriyor.
- Raporda alkolün 200’den fazla hastalık ve kanserle ilişkili olduğu belirtiliyor.
Kontrol politikalarına toplumsal destek oldukça yüksek.
- Öğrenci yurtları, kafe ve spor kulüplerinde satış yasağına destek %72,4.
- 22.00-06.00 saatleri arası satış yasağı %61,7; reklam ve kampanya yasağı ise %65,9 oranında destekleniyor.
- Katılımcıların %60,1’i alkollü bir sürücünün yakalanma olasılığını yüksek görüyor.
Ekonomik ve toplumsal maliyetler sürdürülebilirliği tehdit ediyor.
- Rapora göre Türkiye’de alkol bağımlılığının ekonomik maliyeti yaklaşık 9 milyar dolar.
- Dünya genelinde her yıl 2,6 milyon kişi alkol sebebiyle hayatını kaybediyor.
- Trafik kazaları, şiddet ve adli vakalar alkolün başlıca toplumsal etkileri arasında.
Alkol endüstrisi, reklam yasaklarını örtülü yöntemlerle deliyor.
- Sloganlar (örn. “Probably”, “+1”), renk kodları ve dijital etkileyiciler (influencer) aracılığıyla alkolün normalleştirildiği belirtiliyor.
- Raporda LED ışıklı şişeler, sınırlı üretim serileri ve meşrubatı andıran ambalajların gençlerin ilgisini çekmek için kullanıldığına dikkat çekiliyor.
