Türkiye’de Uluslararası Öğrencilerin Eğitim ve Yaşam Deneyimleri
-Tercih etme nedenlerinden ayrımcılığa kadar Türkiye’deki uluslararası öğrenciler-
Rapor Bülteni‘nin 137. sayısında yer alan ve İLKE Vakfı tarafından hazırlanan Türkiye’de Uluslararası Öğrencilerin Eğitim ve Yaşam Deneyimleri adlı çalışmayı inceliyoruz.
BULGULAR
- Türkiye’de toplam uluslararası öğrenci sayısı 337.119.
- Uluslararası öğrencilerin %56’sı erkek, %44’ü kadın.
- Türkiye’de eğitim gören uluslararası öğrencilerin çok önemli bir kısmı lisans eğitimi için Türkiye’yi tercih ediyor: %69,3.
- Türkiye, dünyada en çok uluslararası öğrenciye sahip 8. ülke.
- Türkiye’deki uluslararası öğrencilerin toplam yükseköğretim öğrencileri içindeki payı %7,7.
Türkiye’yi tercih etme nedenleri
- Öğrencilerin Türkiye’yi tercih etmesinde belirleyici iki unsur: Dini yakınlık ve eğitim kalitesi.
- Kadın öğrencilerin Türkiye tercihleri aile tavsiyesi ve kültürel yakınlık ile şekillenirken erkek öğrenciler için eğitim kalitesi ve burs imkanları ön plana çıkıyor.
- Türkiye Bursları ve maddi destekler, özellikle Sahraaltı Afrika ve Güney Asya kökenli öğrenciler için son derece anlamlı bir çekim faktörü.
Üniversite ve öğrencilik deneyimleri
- Uluslararası öğrencilerin üniversitelerden genel memnuniyet puanı 1-5 aralığında 3,26.
- Fiziksel altyapı bağlamında kütüphane (3,71) ve kampüs (3,53) en yüksek memnuniyet oranına sahip iki boyutken staj ve kariyer imkanları (2,8) en düşük memnuniyet seviyesinde.
- Öğrencilerin Türkiye’yi tavsiye etme kararını belirleyen en güçlü değişken, akademisyenlerle kurulan ilişkinin niteliği.
- Asya-Pasifik ve Sahraaltı Afrika kökenli öğrenciler daha yüksek üniversite memnuniyet düzeyine sahipken Kuzey Afrika ve Ortadoğu kökenli öğrenciler daha düşük memnuniyet bildiriyor.
Yaşam koşulları
- Katılımcıların %53,5’i Türkiye’deki yaşam şartlarını kendi ülkelerinden daha nitelikli buluyor.
- Türkiye’deki yaşam şartlarını kendi ülkelerinden daha nitelikli bulma algısı Güney Asya (%77) ve Sahraaltı Afrika (%67,7) gruplarında daha yüksek.
- En yaygın barınma biçimleri %35,8 ile arkadaşlarıyla kiralık evde kalmak, %32,3 ile özel yurtlarda konaklamak.
- Kendi evinde veya tek başına kiralık evde kalan öğrencilerin sorun yaşama sıklığı, yurtlarda kalanlara göre daha fazla.
- En yüksek yaşam memnuniyeti, aileleriyle kiralık evde yaşayan öğrencilerde.
Yaşam memnuniyeti ve sorunlar
- Uluslararası öğrencilerin genel yaşam memnuniyeti ortalaması 1-5 aralığında 3,42.
- Öğrencilerin karşılaştığı sorunların başında barınma gelirken bunu ayrımcılık ve ikamet işlemleri takip ediyor.
- İkamet belgelerinin üniversitelere teslimi uygulaması, katılımcıların %54,1’i tarafından başarılı bir iyileştirme olarak görülüyor.
- Uluslararası öğrenciler, sorunlarını resmi mercilerden ziyade daha çok enformel ağlar aracılığıyla çözüyor.
Ayrımcılık
- Her on öğrenciden altısı Türkiye’de yaşadıkları süre boyunca ayrımcılığa maruz kaldığını beyan ediyor.
- En yaygın ayrımcılık türü göçmen karşıtlığı iken bunu etnik ayrımcılık takip ediyor.
- Ayrımcılık kaynağı olarak ilk sırada %62,5 ile tanınmayan kişiler, ikinci sırada ise %51,8 ile sınıf veya bölüm arkadaşları yer alıyor.
- Ortadoğu kökenli öğrenciler ayrımcılığı en yoğun hisseden grup.
- Gelecekte ayrımcılık yaşama endişesi kadın öğrencilerde daha yüksek.
Geriye dönme eğilimi ve gelecek planları
- Eğitimlerini yarıda bırakıp ülkelerine dönmeyi düşündükleri anlar yaşadığını belirten öğrenci oranı %61,5.
- Geri dönme eğilimini tetikleyen en güçlü faktörler: (1) ayrımcılık deneyimi, (2) barınma sorunları ve (3) ekonomik yetersizlikler.
- Eğitim veya çalışma amacıyla üçüncü bir ülkeye gitmeyi planlayan öğrenci oranı %62.
- Türkiye’de çalışma hayatına girmeyi hedefleyen öğrenci oranı yalnızca %24,8.
Öneriler
- Uluslararasılaşmada nicelikten ziyade niteliğe odaklanılmalı.
- Bölgelerin ihtiyaçlarına göre farklılaşan motivasyonlar dikkate alınarak tanıtım politikaları uygulanmalı.
- Uluslararası öğrencilere yönelik yaklaşım, “yabancı” kavramından ziyade uzun vadeli gönül ve meslek bağını temsil eden “misafir” odaklı bir vizyona taşınmalı.
- Özellikle metropollerdeki barınma krizine karşı acil önlemler alınarak Türkiye’nin tercih edilebilirliği korunmalı.
- İkamet ve diğer bürokratik işlemler dijitalleştirilmeli; öğrenciler “düzensiz göçmen” statüsünden ayrıştırılarak tek merkezden yönetilmeli.
- Üniversitelerde ırkçılığa karşı şikayet ve yaptırım mekanizmaları kurulmalı ve bilinçlendirme çalışmaları ortaöğretim seviyesinden başlatılmalı.
- Yerli ve uluslararası öğrenciler arasındaki ayrımcılığı önlemek adına ortak araştırma projeleri, dil atölyeleri ve sosyalleşme alanları oluşturulmalı.
- Öğrencilerin ana vatanlarında yaşanan savaş, afet gibi durumlarda üniversiteler tarafından maddi ve manevi destek mekanizmaları devreye alınmalı.
- Uluslararası öğrenci ofisleri sadece evrak takibi değil psikolojik, akademik ve sosyal danışmanlık sağlayan çok boyutlu yapılara dönüştürülmeli.
- Akademisyenlerin uluslararası öğrencilerle yürüteceği bilimsel projeler teşvik edilmeli ve bu projelerin akademik değeri artırılmalı.
- Her üniversite, bulunduğu şehrin imkanlarını gözeterek uluslararası öğrencilere özgü yerel stratejiler geliştirmeli.
- Öğrencilerin dil ve sosyal sermayelerinden faydalanılmalı, staj imkanları genişletilmeli ve çalışma izinleri kolaylaştırılmalı.
- Lisansüstü eğitim ve istihdamı destekleyen özel burslar ve geçiş programları ile küresel yeteneklerin Türkiye’de kalması sağlanmalı.
- Öğrencilerin yaşam şartları ve mezuniyet sonrası kariyer süreçleri düzenli olarak takip edilerek sürdürülebilir politikalar üretilmeli.
