featured

Türkiye’deki Çocuklar 2025 Raporu

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

TÜRKİYE’DE ÇOCUK YOKSULLUĞU

Rapor Bülteni’nin 161. sayısında yer alan ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF Türkiye) iş birliğiyle hazırlanan Türkiye’deki Çocuklar 2025 İstatistiklere Bakış başlıklı çalışmayı mercek altına alıyoruz.

KAVRAMSAL ÇERÇEVE

  • Çocuk Bağımlılık Oranı: Çalışma çağındaki (15-64 yaş) her yüz kişi başına düşen 0-14 yaş grubundaki çocuk sayısını ifade eden demografik gösterge.
  • Net Okullaşma Oranı: İlgili öğrenim türündeki yaş grubunda bulunan öğrencilerin, ait olduğu öğrenim türündeki toplam nüfusa bölünmesiyle elde edilen oran.
  • Erken Çocukluk Gelişimi İndeksi: Okuryazarlık ve sayısal beceri, fiziksel, sosyal duygusal ve öğrenme olmak üzere dört gelişim alanının en az üçünde yaşından beklenen gelişimi gösteren 3-4 yaş grubu çocukların oranını ölçen indeks.
  • Özel Gereksinim: Çocuğun bedensel veya gelişimsel işlev kısıtlılıkları nedeniyle ihtiyaç duyduğu sağlık, eğitim, rehabilitasyon ve sosyal hizmet haklarının tümü.
  • Maddi Yoksunluk: Beslenme, giyim, ısınma, eğitim, sosyal etkinlik ve kişisel eşya gibi temel ihtiyaç maddelerinden finansal imkânsızlıklar nedeniyle mahrum kalma durumu.
  • Akran Zorbalığı: Çocukların okulda veya sosyal çevrede eşit güç dengesine sahip olmadığı akranları tarafından tekrarlayıcı biçimde fiziksel, sözel veya sosyal şiddete ve dışlanmaya maruz kalması durumu.
  • Adölesan Doğurganlık Hızı: 15-19 yaş grubundaki her 1.000 kadın başına düşen canlı doğum sayısını ölçen ve erken yaş ebeveynlik oranlarını ortaya koyan demografik gösterge.

BULGULAR

Çocuk nüfus oranı geriliyor.

  • 2025 yılı itibariyle Türkiye’nin toplam nüfusu 86.092.168 kişiye ulaşırken 0-17 yaş grubundaki çocuk nüfusu toplam nüfusun %24.8’i olarak kaydediliyor.
  • Türkiye’deki hanelerin %41,9’unda en az bir çocuk bulunuyor.
  • İllere göre çocuk nüfusu oranının en yüksek olduğu kentler %68,2 ile Şanlıurfa, %67,4 ile Şırnak ve %65,4 ile Batman olarak öne çıkıyor.
  • Rapora göre demografik projeksiyonlar, çocuk bağımlılık oranının 2035 yılından itibaren yaşlı bağımlılık oranının gerisinde kalacağını ve Türkiye’nin çocuk merkezli nüfus yapısını kaybedeceğini gösteriyor.

Doğurganlık hızı düşerken çocuk ölümleri ve kaza riskleri varlığını koruyor.

  • Resmî verilere göre 16-17 yaş grubundaki evlilikler gerilemeyi sürdürüyor; 2012 yılında 41.428 evlenen kız çocuk sayısı, 2025’te 8068.
  • Rapora göre, 2025 yılında gerçekleşen 895.374 canlı doğumun %0,6’sı 18 yaşın altındaki kız çocukları tarafından gerçekleştiriliyor.
  • 2001 yılında %4,9 olan adölesan doğurganlık hızı, 2025 yılında %0,9’a gerileyerek %81,6 azalıyor.
  • Doğumların %99,4’ü hastanelerde ve nitelikli sağlık personeli nezaretinde yapıldığı kayıtlara geçiyor.
  • Sadece anne sütüyle beslenen 0-6 aylık bebeklerin oranı %40,7 seviyesinde kalırken 0-6 yaş grubundaki çocukların %28,5’i üst solunum yolu enfeksiyonu, %24’ü ise ishal rahatsızlığı yaşıyor.
  • 2025 yılında 1-17 yaş grubundaki 5.483 çocuk yaşamını yitirirken 1.531 çocuk dışsal yaralanma ve zehirlenmeler nedeniyle hayatını kaybediyor.
  • Rapora göre, 2025 yılında çocukların karıştığı trafik kazalarında 600 çocuk yaşamını yitirirken 72.216 çocuk ise yaralanıyor.

Eğitimde okullaşma oranları lise kademesinde düşüş sergiliyor.

  • Rapora göre, 2024/25 eğitim-öğretim yılında net okullaşma oranları sırasıyla; ilkokul, ortaokul ve lise (%95,4, %89,1 %82,9) kademelerinde geriliyor.
  • İsteğe bağlı okul öncesi eğitimde (3-5 yaş) net okullaşma oranı %49,0 kalarak okul öncesi eğitime erişimdeki sınırlılığı ortaya koyuyor.
  • Örgün eğitimdeki 17.956.523 öğrencinin %3,4’ü özel eğitim alırken özel eğitim gören öğrencilerin %62,7’sini erkek çocuklar, %37,3’ünü kız çocuklar oluşturuyor.
  • Rapora göre, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ilkokulda 18, ortaokulda 13, lisede 11.

Çocuklarda ekran süreleri uzuyor.

  • Rapora göre, 6-15 yaş grubundaki çocukların internet kullanım oranı %91,3, cep telefonu/akıllı telefon kullanımı %76,1, sosyal medya kullanımı ise %66,1.
  • Erkek çocukların %82,8’i, kız çocukların ise %64,8’i düzenli olarak dijital oyun oynuyor.
  • Raporda, düzenli akıllı telefon kullanan 11-15 yaş grubundaki çocukların %67,2’si hafta sonları günde en az 2 saat ekran karşısında kaldığı belirtiliyor.
  • Çocukların internet kullanım amaçları arasında sırasıyla; video izleme, ödev/öğrenme ve sosyal yer alıyor.

Her üç çocuktan biri yoksulluk sınırının altında kalıyor.

  • Raporda yer alan 2025 yılı verilerine göre Türkiye’de toplam çocuk nüfusunun %31’i yoksulluk sınırı altında yaşıyor.
  • Çocuklarda 15 yaş ve altı maddi yoksunluk oranı %27,2 ile genel nüfus ortalamasının belirgin biçimde üzerinde seyrediyor.
  • Rapora göre, maddi yoksunluk çeken çocukların ortalama %70’i; taze meyve ve sebzeye, yeni giysilere ve günde en az bir kez et, tavuk veya balık içeren yemeğe erişemiyor.
  • 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranı 2025 yılında %25,5’e yükselirken bu oran erkek çocuklarda %36,5, kız çocuklarda %13,9.
  • Okula devam etmeyen 15-17 yaş grubundaki çocukların %32’si erken yaşta işgücüne dâhil oluyor.

Çocuklarda adli süreçler, sosyal riskler ve akran zorbalığı derinleşiyor.

  • Rapora göre, 2025 yılında güvenlik birimlerine mağdur sıfatıyla getirilen çocuk sayısı 259.099 olarak kayıtlara geçerken 19.689 çocuk cinsel suç mağduru olarak adli süreçlere yansıyor.
  • Raporda, Türkiye’de 251.929 çocuğun babası, 79.214’ünün annesi, 4.907’sinin ise her iki ebeveyni hayatını kaybettiği için yetim/öksüz kaldığı belirtiliyor.
  • 6-17 yaş grubundaki çocukların %13,8’, akran zorbalığına maruz kalırken işlevsel zorluğu bulunan çocuklarda zorbalığa maruz kalma oranı %27,2.
Türkiye’deki Çocuklar 2025 Raporu
0
Giriş Yap

Kriter Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!