featured
  1. Haberler
  2. BALIKESİR
  3. Yapay Zekâya Bakış

Yapay Zekâya Bakış

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye yapay zekâ konusunda dünyadan ayrışıyor mu?

Yapay zekâ denince ne hissediyorsunuz? Heyecan mı duyuyorsunuz yoksa endişeli misiniz? Bu hafta Ipsos’un 32 ülkede yürüttüğü AI Monitor 2026 araştırmasıyla Türkiye’nin yapay zekâya bakışını dünyayla karşılaştırıyoruz.

Ülkemizde yapay zeka, endişeden çok heyecan uyandırıyor. Yapay zeka kullanan ürün ve hizmetlerin heyecan verici olduğunu söyleyenlerin oranı Türkiye’de %65, endişelendirdiğini söyleyenler ise %48. Ankete dahil edilen 32 ülkenin ortalamasında ise iki oran neredeyse yarı yarıya. Türkiye’nin iyimserliği yalnızca soyut bir heyecan değil. Yapay zeka kullanan ürün ve hizmetlerin faydalarının zararlarından fazla olduğunu düşünenlerin oranı Türkiye’de %65, anket ortalaması olan %55’in on puan üzerinde. Çevresel maliyet söz konusu olduğunda da tablo benzer. Yapay zekanın toplum için potansiyel faydalarının çevresel maliyetlerinden ağır bastığını söyleyenler Türkiye’de %59 iken bu oran ortalamada %49’da kalıyor.

Heyecan ile endişe dengesine bakıldığında ilk göze çarpan coğrafi bir ayrım oluyor. En heyecanlı ülkeler Çin (%83), Tayland (%77), Endonezya (%76) ve Güney Kore (%74) gibi Asya ekonomileri. Endişenin en yüksek olduğu ülkeler ise Kanada (%67), Avustralya (%67) ve ABD (%64). Grafikte mavi bölgedeki Anglosfer ülkeleri hem oldukça endişeli hem de heyecandan uzak. Yeşil bölgedeki Avrupa ülkeleri de heyecan tarafında zayıf kalıyor. Buna karşılık turuncu bölgedeki Asya ülkelerinin bir bölümü endişesini korusa da yüksek heyecan taşıyor. Türkiye ise endişe düzeyinde genel ortalamaya yakın dururken heyecan duyan tarafta yer alıyor.

Peki bu Doğu-Batı veya küresel Güney-Kuzey ayrımı neden bu kadar keskin?

Bu tablo aslında farklı bir fay hattına işaret ediyor. Ayrım, statükoyu korumak isteyen toplumlarla onu değiştirmek isteyen toplumlar arasında beliriyor. Yerleşik uluslararası düzende işleyen sistemlere sahip ülkeler çığır açıcı bir teknolojiyi düzeni bozan bir tehdit olarak algılayabiliyor. Revizyonist toplumlar ise -özellikle Çin- yapay zekayı bir sıçrama imkanı olarak görüyor. Bu okuma başka göstergelere de yansıyor. Ulusal güvenlik ve savunma politikalarında yapay zekadan yararlanmaya en sıcak bakanlar en heyecanlı ülkeler, en soğuk duranlar ise Batılı ülkeler oluyor.

Yapay zeka kullanımının ülke ekonomisini daha iyi yapacağını düşünenler de yine en heyecan duyan ülkelerde zirve yapıyor. Çin’de bu oran %77, Hindistan’da %65 iken Kanada’da %14, Büyük Britanya’da %18’de kalıyor. Türkiye ise bu konuda dengeli ve temkinli bir noktada. Yapay zeka ile ekonominin iyileşeceğini bekleyenler de (%30), aynı kalacağını (%30) ya da kötüleşeceğini (%29) düşünenler de neredeyse eşit ağırlıkta.

Ayrımın ikinci boyutu bakış açısının kendisinde. Batılı ülkeler, teknolojiyi bir kalkınma ya da güç aracından çok yönetilmesi gereken bir risk olarak görüyor. Özellikle Avrupa, yapay zekayı etik, veri mahremiyeti, regülasyon ve birey hakları üzerinden daha çok ele alıyor. Bu yaklaşım güven sorusuna da yansıyor. Yapay zeka kullanan şirketlerin kişisel verilerini koruyacağına güvenenlerin oranı Fransa’da %26, Kanada’da %27 gibi düşük seviyelerde. Çin, Hindistan ve diğer bazı ülkeler ise yapay zekayı daha çok inovasyon, verimlilik ve kalkınma bağlamında değerlendiriyor. Aynı teknolojiye bakarken biri riski, diğeri fırsatı öne çıkarıyor ve bu ayrım anketteki cevaplara doğrudan yansıyor.

Sonuç olarak yapay zekaya bakış, aslında büyük ölçüde hayata, değerlere ve normlara bakışın bir yansıması. Aynı yenilik, mevcut düzeninden memnun olmayan toplumlar için umut; kaybedecek bir düzeni olan toplumlar için ise tehdit anlamına gelebiliyor. Türkiye’nin heyecanlı uçta yer alması da geleceğe ve değişime yüklenen anlamla ilgili. Ekonomik beklenti ve kurumsal güven söz konusu olduğunda ise bu heyecan yerini temkine bırakabiliyor. Dolayısıyla yapay zeka politikalarının önümüzdeki dönemde alacağı biçim tam da bu gerilimin, regülasyon ile inovasyon arasındaki sarkacın nereye oturacağına bağlı olacak.

Not: Araştırma, metodoloji kısmında Türkiye dahil 15 ülkede örneklemin genel nüfustan daha kentli, eğitimli ve varlıklı kesimi yansıttığını belirtiyor. Anket ülkeler arası karşılaştırma imkanı sunsa da sonuçların tek bir ülke özelinde nüfusun tamamını yansıtmayabileceği göz önünde bulundurulmalı.

(Rapor Bülteni’nden)

Yapay Zekâya Bakış
0

Giriş Yap

Kriter Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!