featured
  1. Haberler
  2. BALIKESİR
  3. Türkiye’deki Hekim Kapasitesi

Türkiye’deki Hekim Kapasitesi

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hekime Müracaat Sayısı

Yılda kaç kez doktora muayene oluyorsunuz?

Türkiye’de bu sorunun cevabı son 20 yılda radikal bir şekilde değişti. 2000’li yılların başında oldukça düşük olan kişi başı hekime müracaat sayısı, 2024 yılı itibarıyla 12,2 seviyesine ulaştı. Bu tablo, ortalamada neredeyse her ay bir kez muayene olduğumuzu söylüyor. Müracaat sayısı, pandemi etkisindeki yıllar haricinde neredeyse her yıl artış gösteriyor.

Peki bu artışın sebepleri ne? 2003 yılında hayata geçen Sağlıkta Dönüşüm Programı ile genişleyen sosyal güvence kapsamı, güçlenen aile hekimliği hizmetleri ve altyapı çalışmalarıyla birlikte sağlık hizmetlerine erişimi arttırdı. MHRS gibi dijitalleşme adımlarıyla randevu almak daha kolay bir hale geldi. Bu erişilebilirlik, hekime müracaat sayılarını kademeli olarak yukarı çekti. Aynı zamanda Türkiye’de ortalama yaşam süresinin uzaması ve yaşlı nüfusun artması, bu durumu besleyen diğer kritik etken arasında yer alıyor.

Türkiye bu verilerle Güney Kore ve Japonya’nın ardından OECD ülkeleri arasında hekime en çok müracaat eden üçüncü ülke konumunda. OECD ve AB ortalamasının iki katı seviyesinde. Dolayısıyla diğer ülkelerle mukayese ettiğimizde aşırı kullanım (overuse of healthcare) aşamasına geçtiğimizi söylemek yanlış olmaz. Aradaki bu büyük fark, artan erişilebilirliğin yanı sıra; sevk zincirinin eksikliği, “en ufak rahatsızlıkta hekime görünme hali” ve “bir de şu doktor görsün anlayışı” şeklindeki kültürel alışkanlıklarımızla da ilişkilendirilebilir.

2024 yılında Türkiye’de toplam hekim muayeneleri 1 milyarın üzerinde (1.047.878.000). Bu sayının yaklaşık %90’ını kamu kurumları karşılıyor. Yoğunluk ve sürekli artan talep, sağlık sistem üzerinde yapısal ve mali açıdan büyük bir baskı oluşturuyor. Ülke olarak OECD ortalamasının iki katı hekime müracaat ediliyorken kişi başına düşen hekim sayımız OECD ortalamasından daha düşük. Dolayısıyla bu durum muayene sürelerinin daralmasına, teşhis kalitesinin zayıflamasına ve sağlık çalışanlarının tükenmişlik yaşamasına yol açıyor.

Kısacası, sağlığa erişim imkanlarımız her geçen gün artıyor. Ancak sistemin niteliğini, maliyet yükünü ve sürdürülebilirliğini korumak adına hem sağlık sistemimizin yapısını hem de toplum olarak sağlık hizmetlerini kullanım alışkanlıklarımızı tartışmaya açmamız gerekiyor.

(Rapor Bülteni’nden)

Türkiye’deki Hekim Kapasitesi
0

Giriş Yap

Kriter Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!