BİR GÖSTERGE BİR YORUM
Rapor Bülteni’nde yer alan “Bir Gösterge Bir Yorum” serisinin ilk sayısında, Enes Koru yazarlığında haftanın öne çıkan verisini mercek altına alıyoruz.
Doğurganlık oranındaki düşüş son yıllarda Türkiye’de sıkça tartışılmaya başlandı. Aslında bu gerileme yalnızca ülkemize özgü değil, dünya genelinde gözlenen küresel bir trend. Son on yılda doğurganlık oranında artış kaydedilen ülke sayısı oldukça sınırlı.
Türkiye’de bu konunun gündem olmasının temel sebebi yaşanan çok hızlı düşüş. 2013’te 2,11 olan doğurganlık oranı, 2023’te 1,48’e geriledi. Türkiye, son on yılda doğurganlık oranı en çok azalan ülkeler arasında yer aldı.
Çoğunlukla ekonomik etkenlerle açıklanmaya çalışılsa da kültürel dönüşümün de bu durum üzerinde ciddi bir etkisi bulunuyor. Büyükşehirlerde yaşamın yaygınlaşması, üniversitelileşmeyle birlikte eğitim düzeyinin yükselmesi ve dijital dönüşüm kişilerin beklentilerini ve çocuk sahibi olmaya bakışlarını dönüştürdü. Buna ek olarak çocuk bakımına yönelik kurumsal ve sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği de oranın düşüşünü hızlandıran yapısal bir unsur olarak öne çıktı.
Türkiye’de doğurganlık oranındaki bu hızlı gerileme, önümüzdeki yıllarda nüfusun daha hızlı yaşlanmasına yol açacak. Bu durum, işgücü piyasasından sosyal güvenlik sistemine kadar pek çok alanda yeni ihtiyaçları ve sorunları beraberinde getirecek.
