Türkiye’de yetişkinlerin yarısı lise diplomasına sahip değil.
- 25–34 yaş grubunda lise mezunu olmayanların oranı %41’den %28’e düştü. Aynı yaş grubunda üniversite mezunlarının oranı %35’ten %44’e yükseldi.
- 25–64 yaş grubundaki yetişkinlerin yarısı lise diplomasına sahip değil.
- Yükseköğretim mezunu oranı %26,9 ile OECD ortalaması olan %41,9’un oldukça gerisinde.
- Türkiye’de 18–24 yaş grubundaki gençlerin %31,3’ü ne eğitimde ne de istihdamda. Bu oran Türkiye’yi OECD ülkeleri arasında ilk sıraya taşıyor.
- Kadınların %41,6’sı ne istihdamda ne de eğitimde yer alırken, bu oran erkeklerde %22,1.
Üniversite mezunları lise mezunlarından daha fazla kazanıyor.
- Üniversite mezunlarının istihdam oranı %75,4, OECD ortalaması ise %87,1.
- Lise mezunlarının istihdam oranı %63.
- İşsizlik oranları lise mezunu olmayan, lise mezunu ve üniversite mezunları için neredeyse aynı. Lise mezunu olmayanların işsizlik oranı %11,2, lise mezunlarının %10,2, üniversite mezunlarının ise %10,6.
- Üniversite mezunları lise mezunlarından %48,9 daha fazla gelir elde ediyor.
- Doktora sahipleri yüksek lisans mezunlarından %46 daha fazla kazanıyor.
- Üniversite mezunu kadınlar, aynı eğitim seviyesindeki erkeklerden %19 daha az kazanıyor.
Türkiye okul öncesi eğitimde OECD’de son sırada.
- 3–5 yaş arasındaki çocukların okul/kreş katılım oranı 2013–2023 arasında %28’den %54’e yükseldi. Bu oran hâlâ OECD ortalaması olan %85’in oldukça altında.
- 3 yaşındaki çocukların katılım oranı %15 ile OECD ülkeleri arasında en düşük seviyede.
- 15–19 yaş grubunda eğitime katılım oranı %79, OECD ortalaması ise %84.
- Meslek lisesi öğrencilerinin eğitime katılım oranı 2013’te %45 seviyesindeydi, 2023’te %35’e geriledi.
- Üniversiteye başlayan öğrencilerin %42’si eğitimlerine en az bir yıl gecikmeli başlıyor.
- Lisans öğrencilerinin %64’ü eğitimini süresinde tamamlıyor.
Uluslararası öğrenciler.
- Dünya genelindeki uluslararası öğrencilerin %46’sı ABD, İngiltere, Kanada ve Avustralya’da.
- Türkiye, yükseköğretimde ilk yıl okul bırakma oranı %1 ile OECD ülkeleri arasında en düşük seviyede.
- Türkiye, uluslararası öğrencilerin %4,3’üne ev sahipliği yapıyor. Bu öğrencilerin %71’i Asya, %20’si Afrika, %8’i Avrupa kökenli.
Kamu bütçesinden eğitime ayrılan pay düşüyor.
- Türkiye, öğrenci başına yapılan harcamada OECD’nin en düşükleri arasında.
- Yükseköğretim öncesinde öğrenci başına harcama 4.032$. (OECD ortalaması 13.527 $)
- Yükseköğretimde öğrenci başına harcama 10.825$. (OECD ortalaması 21.444 $).
- Eğitim harcamalarının kamu bütçesindeki payı %12,9’dan %10,6’ya geriledi.
- Türkiye’de zorunlu eğitim süresi 8 yılda 6.251 saat olarak uygulanıyor. OECD ülkelerinde bu süre 9 yılda 7.604 saat.
- Türkiye’de ilkokulda derslerin %30’u dil-edebiyat, %17’si matematikten oluşuyor. OECD ülkelerinde ise bu oranlar daha düşük, sırasıyla %25 ve %16.
- Türkiye’de öğrenci-öğretmen oranı ilkokulda OECD ortalaması olan 18 ile eşit seviyede. Ortaokulda 13, lisede ise 12 öğrencilik oranlarla OECD’ye kıyasla daha avantajlı bir tablo ortaya çıkıyor.
- Sınıf mevcudu açısından devlet okulları ve özel okullar arasında belirgin bir fark bulunuyor. İlkokulda devlet okulları ortalama 22, özel okullar 11 öğrenciyle eğitim veriyor.
- Ortaokullarda fark belirginleşiyor. Devlet okullarında sınıflar 28 öğrenciye ulaşırken, özel okullarda 13 öğrencilik sınıflar mevcut. OECD’de ise devlet ve özel okullar arasındaki sınıf kapasiteleri daha dengeli seyrediyor.
- OECD ülkelerinde en kıdemli öğretmenler, yeni başlayanlara göre %57–62 daha fazla maaş alıyor. Türkiye’de bu fark %29 ile sınırlı kalıyor.
- OECD’de lise öğretmenleri, okul öncesi öğretmenlerinden %11–16 daha yüksek maaş alırken Türkiye’de öğretmenler arasında kademelere göre belirgin bir maaş farkı bulunmuyor.


