Bir Kraliçe ve İki Dolandırıcının Hikayesi
Yıl 1785, Fransız İhtilali’nden Dört Yıl Önce…
18.yüzyıl Fransa’sında yaşayan Böhmer ve Bassenge isminde iki Macar mücevherci vardı. Bu mücevhercilerin eline 647 elmastan oluşan bir gerdanlık geçmişti. 2840 karat olan bu gerdanlığın o günkü fiyatı 1.600.000 liraya denk düşmekteydi. Ancak Fransa öyle zor günler geçiriyordu ki halkın değil gerdanlık almak, ekmek bile alacak paraları yoktu. Böhmer ve Bassenge de bu kötü gidişattan etkilendikleri için onların da durumu halktan farksızdı. Ancak bu gerdanlığı satabilirlerse iyi bir maddi güç sağlayabileceklerdi. Ama gerdanlığı ülkede Kraliçe’den başkasının almaya parası yetmezdi. Bu kraliçe de bildiğimiz Marie Antoinette, ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler diye tanıdığımız Fransa Kraliçesiydi.

Mücevherciler, Kraliçe ile görüşüp gerdanlığı satmaya çalıştılar. Marie Antoinette ise bir gerdanlığa bu kadar para verilmeyeceğini bildiğinden Böhmer ve Bassenge’yi başından savdı. Ancak bu durum mücevhercileri durduramadı. Hemen bir plan yaptılar. Ülkenin önde gelen ve kraliçeye yakın olan Papaz Rohan’ı kandıracaklardı. Böhmer, Papaz Rohan’ın yanına gelip kendisinin isminin La Motte olduğunu söyledi. Kraliçe’den Papaz Rohan’a mektup geldiğini ve bu mektupta bu mücevheri satın alması gerektiğini yazdığını söyledi. Sahte mektubu ve Kraliçe’nin sahte imzasını gören Papaz Rohan hemen inandı. Rohan gerdanlığın parasını ödedi. Daha sonra bu iki dolandırıcı Kraliçe’nin sahte imzasını taşıyan bir teşekkür mektubu yazarak, Papaz Rohan’a gerdanlığı satın aldığı için teşekkür ettiği mektuplar yazdılar.
Ancak bu para dolandırıcılara yetmedi. . .
Birkaç ay sonra dolandırıcılar Kraliçe’nin ağzından Papaz Rohan’a tekrar bir mektup yazdılar. Mektupta gerdanlığı La Motte’ye geri vermesini söylediler. Papaz Rohan da mecburen Kraliçe’nin dediğini yaptı ve gerdanlığı dolandırıcılara geri verdi. Ancak Papaz Rohan bu gerdanlığı satın alabilmek için servetinin hepsini dolandırıcılara vermişti, şimdi gerdanlığı da verince bütün sermayesi bitmişti.
Gerdanlığı geri alan dolandırıcılar soluğu Kraliçe’nin yanında aldılar. Kraliçe’nin gerdanlığı satın aldığını gösteren mektupları göstererek gerdanlığın parasını istediler. Tabii dolandırıcılar karşılarında yılların Kraliçesi Marie Antoinette olduğunu unutmuş gibiydiler.. Kraliçe bu plana inanmadı ve hemen araştırılmasını istedi. Olayın aslı anlaşılınca bu iki dolandırıcı, kızgın demirlere bağlandı ve işkence edildi. İşkenceden sonra da müebbet hapis ile cezalandırıldılar. Papaz Rohan ise durumu araştırmadan böyle bir dolandırıcılığın parçası olduğu için görevinden alınarak hapse atıldı.
Fransız halkı Kraliçe’ye karşı Papaz Rohan’ın sucu olmadığını, onun kandırıldığını ve masum olduğunu belirten tepkiler gösterdiler. Üstelik Papaz Rohan bir din görevlisiydi ve onun hapse atılmaması gerektiğine inanıyorlardı. Kraliçe bu tepkilere daha fazla sessiz kalamadı ve Papaz Rohan’ı hapisten çıkarttı. Halka göre bu dolandırıcılığın tek suçluları Kral ve Kraliçe’ydi. Bu sebeple asıl suçluların cezalarını çekmeleri gerektiğini düşünüyorlardı. Ama bu durumda halk, Kral ve Kraliçe’ye ceza kesememişti. Ancak halk, Kral ve Kraliçe’ye asıl cezayı dört yıl sonra Fransız Devrimi’nde verecekti…

