FARZLARIN SIRADANLAŞMASI
“Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse, ben de ona harp ilan ederim. Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım (aynî veya kifaye) şeyleri eda etmesidir.
Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder, sonunda sevgime erer. Onu bir sevdim mi artık ben onun işittiği kulağı, gördüğü gözü, tuttuğu eli, yürüdüğü ayağı (aklettiği kalbi, konuştuğu dili) olurum.
Benden bir şey isteyince onu veririm, benden sığınma talep etti mi onu himayeme alır, korurum.
Ben yapacağım bir şeyde, mümin kulumun ruhunu kabzetmedeki tereddüdüm kadar hiç tereddüte düşmedim: O ölümü sevmez, ben de onun sevmediği şeyi sevmem.” (Buhârî, Rikak 38.)
Bu hadisi şöyle anlamalıyız:
Farzların sıradanlaşması…
Farz, sürekli tekrarlandığından sıradanlaşmaya ve kul üzerindeki etkisini yitirmeye başlar.
Oysa Allah (C.C) nezdinde en sevimli yakınlaştırıcı farz ibadetlerdir.
Farzların sıradanlaşmaması ve birer alışkanlık halini almaması için özel bir çaba gerekir. Aksi halde insanın unutkan ve sıradanlaştıran tabiatı şeytanın da yardımıyla farz ibadetleri olumsuz etkiler.
Bu sebeple ara sıra rutinin dışına çıkıp NAFİLE ibadetler yapmalıyız…
Teheccüd, kuşluk, ebvabil namazları…
Zikir, nafile oruç, Kuran ve Hadis dersi, Tefsir okumaları v.s
Selametle kalın.
