AK PARTİ’DEN TÜRK DÜNYASI AÇILIMI
AK Parti 23 Şubat 2025 tarihli 8. Olağan Büyük Kongresi’nde yeni bir birim olarak Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı’nı kurmuş, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Prof. Dr. Kürşad Zorlu Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı olarak atanmıştı.
Geçen süre içerisinde Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı hızlıca hem Genel Merkez’de hem de 81 İl Teşkilatında birimlerini kurarak çalışmalara başladı.
15 Aralık’ta AK Parti Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle kamuoyuna açıklanan ‘AK Parti Türk Dünyası Vizyon Belgesi’ Türk Dünyası’nda büyük heyecana yol açmıştı.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Kürşad Zorlu şunları kaydetti:
“Türk Dünyası, tarihin imbiğinden süzülerek günümüze ulaşan kültürel derinliği, stratejik coğrafyası ve dinamizmiyle 21. yüzyılın en belirleyici aktörlerinden biri olma yolundadır. AK Parti Türk Dünyası Vizyonu, ortak değerlerimizi kurumsal çerçevede bütünleştirmeyi, ortak aklı harekete geçirmeyi ve gelecek kuşaklara güçlü bir yol haritası bırakmayı amaçlamaktadır.
AK Parti’nin siyaset felsefesi; insan merkezli kalkınma, insanî diplomasi ve bölgesel dayanışma ilkelerine dayanmaktadır. AK Parti Türk Dünyası vizyonu Türk devletleri arasındaki entegrasyonu derinleştirmeyi, ekonomik iş birliklerini artırmayı ve kültürel bağlarımızı daha görünür kılmayı hedefleyen stratejik bir perspektif ortaya koymaktadır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesi; tarihî birikimimizin güncel ihtiyaçlarla harmanlanması, ortak çıkarlarımızın uluslararası sistemin çok katmanlı yapısı içerisinde temsil edilmesi ve sürdürülebilir bir kalkınma anlayışının hayat bulmasıyla güç kazanacaktır. Enerji güvenliğinden dijital dönüşüme, ticaretten eğitim politikalarına kadar geniş bir yelpazede geliştirilen hedefler, ortak geleceğimizin teminatı olarak öne çıkmaktadır.
Bu vizyon belgesinde Türk Dünyası’nın güçlü bir marka haline gelmesi, küresel düzeyde etkin bir aktör konumuna yükselmesi ve bölgesel barışın sürdürülebilir biçimde sağlanması için somut adımlar belirlenmiştir. Stratejik bütünlük içinde ele alınan bu yol haritası, geleceğe dair umutlarımızı pekiştirmektedir.
Türk Dünyası, küresel sistemde denge kurucu bir merkez olma potansiyeline sahiptir. İşte bu potansiyelin gerçeğe dönüşmesi; kurumsal yapılarımızın güçlendirilmesi, halklarımızın refah düzeyinin artırılması ve ortak kimlik bilincimizin pekiştirilmesiyle mümkün olacaktır. Bu belgenin hazırlanmasında katkı sunan tüm akademisyenlere, uzmanlara ve kurum temsilcilerine şükranlarımı sunuyor; belgenin Türk Dünyası’nın ortak geleceğinin inşasında güçlü bir adım olarak değerlendirilmesini temenni ediyorum.”
