MUSTAFA AYDIN
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İslam’ın Reenkarnasyon İnancı’na Bakışı

İslam’ın Reenkarnasyon İnancı’na Bakışı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

EY REENKARNASYONCULAR; BU AYETTEN SİZE BİR ŞEY ÇIKMAZ!

 

“Allah’a, nasıl küfrediyorsunuz? Siz ölüler iken sizi var etti, sonra sizi öldürecek, sonra tekrar dirilterek kendisine döndürecektir.” (Bakara Suresi 28)

Bu ayeti kerimeyi doğru anlarsak bunun gibi birçok ayeti doğru anlamış oluruz.

Mesela reenkarnasyon diye bir durumdan bahsedilir. Ruhların göçü de denebilir. Hint dinlerinde, Uzakdoğu dinlerinde daha çok ön plana çıkan bir anlayıştır. Birisi öldüğü zaman onun ruhu başkasına geçer. Tenasüh kavramı olarak böyle ifade edilir. Modernist ve rasyonalist yaklaşımlarla tenasüh veya modern tanımı ile REENKARNASYON İslam’da da var diyerek delil getirdikleri ayetlerden biri de budur.

Bir diğer ayet ise;

“Dediler ki: “Rabb’imiz! Bizi iki kez öldürdün, iki kez dirilttin. Artık suçlarımızı itiraf ettik. Şimdi bu durumdan kurtulmanın bir yolu var mı?” (Mümin Suresi 11)

Bir önceki yazımızda KÜFÜR ve ŞÜKÜR kelimelerinin Kur’an-ı Kerim’deki tanımlarını yapmıştık. Yine meseleyi anlamayan, Kur’an-ı Kerim’in üslubunu dikkate almayan Allah Teâlâ’nın hitap etme tarzını göz önünde bulundurmayan,  ilahi hitabı normal bir insanın, karşısındaki insana hitabı gibi değerlendiren bu kişiler, kelimelerin anlamlarını değiştirerek akılları ile vahyi tevil ediyorlar. Sahih Hadisleri inkâr ediyorlar, vahyi de tevil ediyorlar.

Allah Teâlâ hitap ederken kendine özgü hitap eder. Konuşması hitabı bizim gibi değildir. Dolayısıyla bu anlamda bu hususu dikkate almadan ayete bakıldığı zaman oryantalistler iki defa öldürdü, iki defa diriltti dolayısıyla ruhların göçü ya da işte reenkarnasyon ayetlerde de sabit diyorlar.

Hâlbuki öyle değildir. Bu ayeti kerimede vurgulanan iki defa ölüm, iki defa diriltme denilen meselenin mahiyeti vahyin indiği dönemde netleştirilmiştir.

Kur’an-ı Kerim’in nazil olduğu dönemde Kur’an’ın anlamıyla tefsiriyle alakalı olarak ön plana çıkan iki isim vardır sahabeden; biri Abdullah bin Abbas diğeri de Abdullah ibn Mesud, iki otoritedir.

Her ikisinin de ortaya koyduğu bir görüş var. Burada özellikle bu bir ölüm tekrar bir dirilme tekrar bir ölüm tekrar bir dirilme neyi anlatır?

“Siz yaratılmadan önce toprak idiniz yaratılmadan önce varlığınız yoktu yani yoktunuz. Toprak idiniz bu bir ölümdür. Yani YOKLUK BİR ÖLÜMDÜR. Sonra Allah (cc)  can verip sizi yarattı. İnsan olarak dünyaya geldiniz bu bir diriltmedir. Sonra tekrar sizi öldürecek, kabirlere konulacaksınız bu da ikinci bir ölümdür. Öldükten sonra hesap vermek için yeniden diriltileceksiniz. Bu da ikinci bir diriltmedir.”

Burada özellikle ilk ölüm kelimesine ölüm denmesi bizim kafamızı karıştırıyor. Ölüm dendiği zaman bizdeki yani bir insanın hayata geldikten sonra ölümü olarak değerlendirilir. Hâlbuki birisinin hayata geldikten sonra ölümüne, ölüm dendiği gibi birisinin yokluğuna da ilahi hitapta, Arapça dilinde,  Kur’an terminolojisinde ona da ÖLÜ denir.

Türkçede de biz bunu kullanırız mesela “ÖLÜ ARAZİ” deriz. Ölü araziyi ihya etmek deriz. İHYA Arapçada DİRİLTMEK demektir yani ÖLÜ ARAZİYİ DİRİLTTİ diyoruz.

Hiçbir şey ekilmiyor dikilmiyor biçilmiyor taşını temizliyor sürüyor su getiriyor ve ekiyor.  Bu iş o ölü araziyi diriltmektir.

İşte bu anlamda insan toprak iken, hayatı yoktur, canı yoktur, varlığı yoktur ölüdür. Toprağa şekil verilip RUH üflenince birinci hayat sonra bu hayatın hesabını vermek için öldürülecek ikinci ölüm sonra Sur’a ile tekrar diriltilecektir.

Allah Teala’nın burada bahsettiği bundan ibarettir.

Reenkarnasyon gibi ruhların göçü ya da tenasüh diye ifade edilen durumun Allah’ın yasasında bir karşılığı yoktur.

Selametle Kalın.

İslam’ın Reenkarnasyon İnancı’na Bakışı
+ - 0

Giriş Yap

Kriter Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!