KÜRTLER Mİ YAKTI HZ. İBRAHİM’İ?
-İsmail Yurdakök-
“Sayın Devlet Bahçeli ve Sayın İbrahim Kalın: Siyaset, medya ve kültür hayatımız felç halindeyken, dayanabileceğimiz iki sağlam isim”
Serbestiyet’te A. Mihan Akkul isimli bir yazar (böyle birisinin olmadığını, esasında Mihan Akkul’un, Yıldıray Oğur olduğunu tahmin ediyorum), İsmail Hakkı Bursevî(1653-1725)’nin tefsirinden bir alıntı yapmış:
Enbiya Suresi 68. Ayeti açıklarken Bursevî (Kürtler hakkında) neler yazmış (neler)? “Hz. İbrahim’i yakma fikri Arap acemlerinden yani Kürtlerden birinden geldi.
Ömrüme yemin olsun ki, Kürtler bozgunculuklarını ve cefalarını sürdürmekte, insanlara zulmetmedeki aşırılıklarını devam ettirmektedirler. Bundan sonra da bunu artıracaklar ve bundan vazgeçecek de değillerdir. Ahlâken kendilerinde İbrahim Halil’in dini olan İslam’dan, ahlâk ve amel olarak en ufak bir eser bulunmamaktadır. Amel açısından da böyledirler.
Tabiatları Müslümanların mallarını talan etmektir. Bütün bildikleri zulümdür, hırsızlıktır, öldürmek ve yol kesmektir. Vallahi onlar bu yüce İbrahim milletinden değildirler. Allah insanlar içinde böylelerini çoğaltmasın. Onların en iyileriyle bile dost olmaktan ve yaşadıkları bölgelere uğrayıp geçmekten, kesinlikle sakın.”
Yazar Akkul (veya Yıldıray Oğur), Bursevî’nin Kuran tefsirinden bunları alıntıladıktan sonra, şu cümleleri kuruyor: “17. yüzyılda yapılan bir ırkçılığın o kadar da önemi yoktu; evli evinde, köylü köyünde (olduğu) zamanlardı. Şimdi ise herkes, X’te, YouTube’da; birbiri hakkında dediklerini görüyor, duyuyor. (Ama) Türkiye’de şu sıralarda, barış süreci açısından, başıboş ve kırılgan bir intiba uyanmıyorsa, bu MİT sayesinde gibi görünüyor. MİT’in başında, devlet ricalinde bulup bulabileceğimiz en aklı başında olan bir adam var. MİT’in 90’larda Teoman Koman’ın yönettiği bir teşkilattan, İbrahim Kalın’ın yönettiği bir teşkilata evrilmesi, Türkiye için gerçek manada bir devrim. Türkiye’de eski milliyetçiliğin son temsilcisi Devlet Bahçeli ve MİT; Türkiye’de siyaset, medya… tamamen çökmüşken elimizde kalan, elle tutulur son dayanaklar.”
(PROF.) NABİ AVCI MİT’TE
“Barış süreci sonucu, terör örgütü kırk yıl sonra Zap’ı boşaltmadı mı? Bu arada MİT, kendi mensuplarının ufkunu genişletmek gayesiyle, ünlü bazı entelektüellere konferanslar da verdiriyor. Onlardan birinde, geçenlerde Türkiye’nin en birikimli aydınlarından Nabi Avcı, İbrahim Kalın’ın kendisini takdimiyle kürsüye çıkıp MİT mensuplarına hitap etti.”
Şimdi Bulgaristan sınırları içinde bulunan Aydos’ta doğan İsmail Hakkı Bursevî’nin (1705 yılında tamamladığı) tefsiri, herkes tarafından okunmasa da (iyi ki herkes tarafından okunmuyor, diyelim), 300 yıldır, ulema tarafından bilinen ve okunan bir tefsir.
Yazar Mihan Akkul da bunu vurguluyor: “İsmail Hakkı’nın Bursevililiği de, bugünkü Bursalılar(ın çoğunluğu gibi) sonradan Bursalılık. Bulgaristan’da doğmuş, uzunca bir süre Bursa’da kaldığı için Bursevî namını almış. Neyse ki tefsirindeki öğüdüne bir avuç ırkçıdan başka kimse kulak asmıyor. Bugünlerde Güney Doğumuzdaki şehirler de, yerli turist patlamasıyla dolup taşıyor.”
Epeyce uzun olan yazı güzel tespit ve temennilerle son buluyor: “Barış süreci bir yılı geride bırakırken, zaman sürecin aleyhine değil, lehine işliyor. Hem Suriye’de, hem de Türkiye’deki iktidarlar süreç sayesinde uluslararası destek buluyor ve ekonomik olarak ferahlıyor. Eli sopalı birkaç TV analisti dışında kaybeden de yok gibi görünüyor.”
