AYNI DİLİ KONUŞUYORUZ, AMA?
Bugün milyarlarca insan farklı dillerde konuşuyor. Farklı coğrafyalarda, farklı diller konuşarak yaşamını sürdürüyor. Peki, bu diller ilk olarak nasıl ortaya çıktı? Günümüzde konuşulan dillerin kökeni neydi? Dünya üzerinde en eski dil hangisiydi? Şimdi tüm bu soruların cevabını gelin birlikte değerlendirelim.
Dillerin kökenini araştıran çalışmaları incelediğimizde ilk olarak karşımıza iki görüş çıkmaktadır. İlk görüş dillerin tek kökene dayandığını söyleyen monojenistlerdir. İkinci görüş ise çok kökenli yani dillerin farklı kaynaklardan ortaya çıktığına inanan polijenistlerdir. Eski Yunan’dan itibaren dillerin doğuşu ile ilgili pek çok araştırma yapılmış ve bazı kuramlar ortaya çıkmıştır.
Bu kuramlardan bir tanesi Heredot Kuramı’dır. Bu kurama göre, Mısır krallarından bir tanesi en eski dilin ne olduğunu bulmak adına çalışmalar yapmıştır. Yapmış olduğu bir çalışmada yeni doğan iki bebeği hiç konuşmayan bir çiftin yanına vermiştir. Kimsenin bilmediği, insanların olmadığı yerde bu bebekleri büyüten çift hiç konuşmamışlardır. Sesin olmadığı bir yerde, hiçbir kelime duymadan büyüyen bu bebekler bir süre sonra konuşmaya başlamışlardır. Bebeklerin söylediği ilk kelime bekos olmuştur. Bekos, Frigçe ekmek anlamına gelmektedir. Bu çalışma sonucunda ise dünyanın en eski dilinin Frigçe olduğu görüşüne varılmıştır.
En eski dili bulmak için çalışmalar uzun yıllar hız kesmeden devam etmiştir. Yansıma Kuramı, Ünlem Kuramı, Etkileşim Kuramı, Ay Dil Kuramı gibi çeşitli kuramlar ortaya çıkmıştır. Zamanla bu çalışmalar mantık dışına çıkmaya başlamış ve en eski dili bulmak adına tehlikeli deneyler yapılmıştır. Bu sebeple 1866 yılında Paris Dil Bilimi Topluluğu tarafından, dillerin kökenini bulmak için yapılan çalışmalar kesin olarak yasaklanmıştır.
Dillerin doğuşu ile ilgili çalışmalar Türkiye’de ise 1930’lu yıllarda görülmüştür. Dr. Hermann Kivergitsch “Türk Dillerindeki Bazı Unsurların Psikolojisi” adlı bir çalışma kaleme almıştır. Bu çalışmaya göre Dr. Hermann Kivergitsch dillerin kökenini Türkçeye dayandırmaktadır. Dr. Hermann Kivergitsch tarafından ortaya atılan bu kuram Güneş Dil Kuramı’dır. Bu kuram her ne kadar başta ilgiyle karşılansa da beklediği değeri görememiş ve çalışmalar rafa kaldırılmıştır.
Güneş Dil Kuramı çalışmaları devam etseydi şu an tüm dillerin kökeninin Türkçe olduğunu rahatça söyleyebilirdik. Ancak elimizdeki çalışmalar bunun için yeterli değil. Peki, tüm dillerin kökeni Türkçe olsaydı ne değişirdi? Şu an bizler aynı dili konuşuyoruz. Peki, birbirimizi ne kadar anlıyoruz? Anlamıyoruz. Çünkü önemli olan aynı dili konuşmak değil, aynı duyguları paylaşmaktır…
