KİMİN ÜSTÜNE BİRAZ DEMOKRASİ ATALIM?
Ortadoğu yine bildiğiniz gibi…
Herkes Tanrı adına konuşuyor ama kimsenin derdi Tanrı falan değil. Dert; güç, petrol, seçim, koltuk.
Bir yanda Benjamin Netanyahu… Ülkesinde Ekim ayında yapılacak seçimlere hazırlanıyor…
İç siyasette köşeye sıkışınca ya Gazze’ye bakıyor ya İran’a. Çünkü savaş, siyasetin en eski can simididir. Tarih boyunca böyle oldu. Bir liderin başı derde girdi mi, haritaya bakar: “Yakında vurabileceğim kim var?” Savaş, zor durumdaki politikacının en eski PR ajansıdır.
Öte yanda İran Ayetullah’lar sınıfı…
Devrim ihracıyla geçen onlarca yıl. Ama İran halkı artık devrim ihracından çok enflasyon ithalatıyla ilgileniyor. Tahran’daki gençlere sorarsanız çoğunun derdi “büyük şeytan” falan değil, kira fiyatlarıyla savaş halinde.
Ve tabii sahnenin üçüncü aktörü: Donald Trump.
Amerikan siyaseti zaten bir reality show’a dönmüş durumda. Trump sahneye çıktığında Ortadoğu dosyası da bir anda televizyon sezonu gibi sunuluyor: “Yeni bölümde kim bombalanacak?”
İsrail diyor ki: “İran nükleer silah yapıyor/yapacak.”
İran diyor ki: “Hayır, biz savunma yapıyoruz.”
Amerika da diyor ki: “Önceliğimiz dünya güvenliği.”
Ortadoğu’daki halklar ise çaresiz şöyle diyor:
“Yahu biriniz de doğruları söyleyin.”
Gerçek şu:
Bu coğrafyada herkes biraz haklı, herkes biraz suçlu, ama bu, en çok da sivillerin ölmesi gerçeğini değiştirmiyor…
İsrail güvenlik diyor ama güvenlikten çok korku üretiyor.
İran direniş diyor ama direniş sloganla değil ekonomik güçle olur.
Amerika düzen diyor ama düzen dediği şey Ortadoğu’ya doğru uçak gemisi park etmekten ibaret.
Ortadoğu’da herkes satranç oynadığını sanıyor.
Ama aslında oynanan şey satranç değil, tavla.
Zarlar atılıyor.
Kaybedenler ise her zamanki gibi garip halklar oluyor.
Sonra her lider çıkıp aynı nutku atıyor:
“Biz kazandık.”
Evet…
Ama mezarlıklar da kazandı.
Bu arada hiç boşuna beklentiye girmeye gerek yok. Bu perde hiç kapanmayacak. Oyun/film kıyamete kadar devam edecek…
Netanyahu’nun o alçak Müslüman kasabının kaç parmaklı olduğunu da gördünüz mü ey 7 Ekim’den sonra katil İsrail’e en fazla 1 sene ömür biçen Türkiye’nin beyni uyuşmuş kesimleri!
İşte böyle dalga geçerler adamla…
Şayet İslam dünyası olarak bir İslam Rönesansı gerçekleştiremezsek tekrar; yani akılda, bilimde, sanatta, fende, teknolojide, savunma sanayinde…vb tekrar süper güç olamazsak bu film böyle sürer gider…
Allah, şu günlerin hürmetine masum Müslümanlara acısın.
Âmin.
