Pandemi döneminden sonra dünyanın birçok ülkelerinde geçim sıkıntısı ortaya çıktı. Bununla birlikte son bir iki yıldır da sürekli gündemde emeklilerin maaşının yetersizliği konuşuluyor.
Bu haberleri görünce aklıma 20. yüzyılın başında emekli olup geçim sıkıntısı yaşayınca istihbaratçı olan polis memuru Hafız Hilmi Bey geldi.
Hafız Hilmi Bey 1887 yılında doğmuş bir Balıkesirlidir. Okulunu bitirdikten sonra Karesi Cünha Mahkemesi’nde Piyade Mübaşiri görevine başlamıştı. Ancak Hafız Hilmi Bey polis olmak istiyordu. Mübaşirlik görevini sürdürürken polislik sınavına girdi. Sınavı geçtikten sonra İstanbul Polis Müdürlüğü kadrosunda polis olarak çalışmaya başladı. 1920 yılında ise 1000 kuruş maaşı ile Balıkesir Polis Müdürlüğü kadrosuna geçiş yaparak memleketine geri döndü.
Hafız Hilmi Bey’in 21 yıl süren meslek hayatının ardından emekli olma zamanı gelmişti. Ancak emeklilik süreci Hafız Hilmi Bey için hiç iyi olmamıştı. Çünkü emekli maaşı yok denilecek kadar azdı! Hafız Hilmi Bey aldığı emekli maaşı ile geçinemiyordu. Mesleği polisliğe veya memuriyete geri dönmeyi istedi. Bunun için dilekçe verdi. Ancak memur olabilecek yaşı geçmişti bu sebeple memurluk kadrosuna atanması yasalara göre imkânsızdı.
Hafız Hilmi Bey emeklilik döneminde o kadar zor geçiniyordu ki kendisinin sadece emekli maaşı olduğu için ismi, ikinci derece muhtaçlar listesinde yer alıyordu. Hafız Hilmi Bey aynı zamanda annesine de bakıyordu. Annesinin ismi de birinci derece muhtaçlar listesinde idi.
Hafız Hilmi Bey geçim sıkıntıları içerisindeyken ülke de Milli Mücadele dönemindeydi. Hafız Hilmi Bey mesleğinin de verdiği tecrübeler ışığında şehri işgal eden düşman kuvvetler hakkında gizlice bilgi toplamaya başladı. Edindiği bilgileri mektup yazarak ‘’yekof’’ ya da ‘’yk’’ kod isimleriyle yetkili kişilere bu bilgileri gönderiyordu. Yaptığı bu iş karşılığında da Milli Mücadele dönemi bittikten sonra geriye dönük maaş adı altında maaş almıştı.

